Kahve bir içecek değildir.
Bir duraklamadır.
Zamanın yavaşladığı,
düşüncenin derinleştiği,
sözün anlamını bulduğu andır.
Bâb-ı Hâkî
bir mekân değil,
bir haldir.
Sessizliğin konuştuğu,
sabırın tattığı yer.
aşağı
Kahve bir içecek değildir.
Bir duraklamadır.
Zamanın yavaşladığı,
düşüncenin derinleştiği,
sözün anlamını bulduğu andır.
Bâb-ı Hâkî
bir mekân değil,
bir haldir.
Sessizliğin konuştuğu,
sabırın tattığı yer.



Bâb-ı Hâkî, İstanbul'un kalabalığından sıyrılmış, sessizliğin bir lüks olduğunu hatırlatan bir mekândır. Burada zaman farklı akar; bir fincan kahvenin demlenme sabriyla, bir sohbetin doğal ritmiyle.
Adımızı Osmanlıca'dan aldık. 'Bâb' kapı demektir, 'Hâkî' ise toprak rengi; sade, doğal, gösterişsiz. Biz de öyleyiz: süslü değil, samimi; hızlı değil, derin.
Her detay bir hikâye taşır. Duvarlarımızdaki taşlar eski bir hanın kalıntılarından, tavanımızdaki ahşap Karadeniz'in yaylalarından. Kahvelerimiz sabırla, cezvelerde, ateş üstünde pişer, acele etmeyiz.


Duvarlar hikâye anlatır.
Işık, daima yumuşaktır.
Zaman burada farklı akar.
Pazartesi — Pazar
09:00 - 00:00